Yoğunluk, Zaman ve Koloni Gerçeği!

Blog

Bir arkadaşım vardı.
Bir dönem benimle kalıyordu.

İşi yoktu.
Gün boyu ya yatar ya oyun oynardı.

Telefon çaldığında sesi bir anda ciddileşirdi:
“Şu an bir işim var, ben size döneyim.”

O sırada en büyük ‘işi’, oyunun en heyecanlı yeriydi.


YOĞUNLUK MU, ROL MÜ?

Bir başka örnek:

Akademide, profesör unvanına sahip biri.
Yıllardır proje yok, yayın yok, lab yok.
Sabah 10 gibi gelir, 3–3.5 gibi çıkar.

Ama en sık cümlesi şu:
“Yetişemiyorum.”

İnsanın içinden şu geçiyor:
Bu tempoyla zaten yetişilmez.


TOPLANTI EKONOMİSİ

Saatlerce konuşulur…
Toplantı üstüne toplantı…

Konuşulur, tartışılır, anlatılır.

Toplantı biter.
Herkes dağılır.

Geride kalan tek soru:
“E sonuç ne oldu?”

Cevap:
Yok.


GÖRÜNEN YOĞUNLUK, GÖRÜNMEYEN BOŞLUK

Bugünün özeti:

Yoğunluk çok
Toplantı çok
Konuşma çok

Ama çıktı?
Zayıf.

Yoğunluk görünür.
Etki çoğu zaman görünmez.

Bu yüzden birçok insan
iş yapmak yerine
yoğun görünmeyi seçer.

Çünkü görünür olan ödüllendirilir,
üretilen değil.


“YOĞUNUM” DEMEK NE DEMEK?

Bir de şu var:

Gerçekten yoğun olup “hayır” diyenler…
Ve aslında boş olup “yoğunum” diyerek hayır diyenler.

Biri yük taşır,
diğeri yoğunluk algısı üretir.

Ama daha derin bir gerçek vardır:

Bazıları için
“yoğunum” demek,
“önemliyim” demektir.

Yani yoğunluk, bir durum olmaktan çıkar…
bir kimliğe dönüşür.


DİKKAT EKONOMİSİ

Bir işi iyi yapmak istiyorsan,
birçok şeye hayır demek zorundasın.

Çünkü her “evet”,
senin dikkatinden çalar.

Ve dikkat bölündü mü…
kalite gider.


DOĞA SİSTEMİ VS İNSAN SİSTEMİ

Karınca kolonisi…
Arı kovanı…

Kim ne yapacağını bilir
İş bölümü nettir
Toplantı yok
laf yok

Ama sistem akar. Sessizce… ve hatasız.

Hiçbiri çıkıp
“çok yoğunum” demez.

İnsana bak:

Rol belirsiz
Sistem zayıf
Ego yüksek

Herkes meşgul,
ama yön yok.


GERÇEK TANIMLAR

Toplantı yapmak çalışmak değildir.
Konuşmak üretmek değildir.
Yoğunluk değer üretimi değildir.

Karar üretmeyen sistem
sadece zaman kaybetmez…
çürür.


YÖNETİCİLİK NEDİR?

Yöneticilik insan yönetmek değildir.
Zaman yönetmekle başlar.

Zamanını yönetemeyen biri:
öncelik koyamaz
odaklanamaz
iş bölüşemez

Sonra da der ki:
“Yetişemiyorum.”


AKADEMİNİN SESSİZ GERÇEĞİ

Doktora dönemi yoğun olmak zorundadır.
Çünkü bu bir tercihtir.

Ama çoğu zaman mesele bu değildir.

Bazen bu yola
meraktan değil,
kararsızlıktan girilir.

“Bir iş bulamadım…
bir master yapayım…
sonra doktora…”

Yıllar geçer.
Unvan artar.
İçerik yerinde sayar… derinleşmez.

Ortada ne merak vardır,
ne idealizm,
ne sahiplenme.

Sadece:
“meşguliyet”.


ASIL PROBLEM

Motivasyonu olmayan insanın problemi zaman değil,
yönsüzlüktür.

Böceklerde koloni işler.
İnsanda sistem çöker.

Çünkü herkes görünür olmaya çalışır,
kimse sistem kurmaz.


SİSTEM GERÇEĞİ

Yoğunluk kader değildir.
Tasarlanır.

Ve bugün birçok yerde
işten çok meşguliyet üretilmektedir.

Kimse sormaz:
“Ne çıktı?” “Ne başardık?”

Ama herkes rahatça söyler:
“Çok yoğunduk.”


EN RAHATSIZ EDİCİ GERÇEK

İnsanlar çoğu zaman
yoğun oldukları için değil,
ne yapacaklarını bilmedikleri için yorulurlar.

Ve eğer bu durum
sürekli tekrar ediyorsa…

Bu artık yoğunluk değil,
yönetilemeyen bir davranış problemidir.


SON SÖZ

Yoğunluk bir sonuçtur.
Sebep değil.

Sistem doğruysa azalır,
yanlışsa büyür.

Ama en tehlikelisi şudur:

İnsan bir süre sonra
yoğunluğu çözmek yerine
onunla yaşamayı öğrenir.

Ve o noktada…

Sorun zaman değildir.

Sorun,
kaçırılan hayattır.

Çünkü zaman sadece iş için değildir.

Sevdiklerinize,
kendinize,
gerçekten yaşadığınız anlara zaman ayırmıyorsanız…

yoğun değilsinizdir.

Sadece…
fark etmeden hayatı kaçırıyorsunuzdur.