Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi ve Moleküler Entomoloji Laboratuvarı (MOLEN) Kurucusu Prof. Dr. Umut Toprak, TRT Radyo-1’de yayınlanan “Çölleşmeden Konuşalım” programının konuğu oldu.
Programda biyopestisitler, RNA teknolojileri, peptit bazlı biyolojik çözümler ve yeni nesil bitki koruma yaklaşımları ele alındı. Tarım ve halk sağlığının geleceğinde biyoloji temelli teknolojilerin giderek daha önemli hale geldiğini vurgulayan Toprak, dünyada yaşanan dönüşümün yalnızca klasik biyolojik mücadele ürünleriyle sınırlı olmadığını, RNA ve peptit tabanlı yeni nesil biyopestisitlerin artık laboratuvardan çıkarak ticari kullanıma ulaşmaya başladığını ifade etti.
Söyleşide biyopestisitlerin tarımdaki kullanım alanlarının yanı sıra sivrisineklerle mücadele, vektör kaynaklı hastalıkların kontrolü ve halk sağlığındaki uygulamaları da değerlendirildi. Özellikle Bacillus thuringiensis (Bt), Bacillus thuringiensis israelensis (Bti) ve Bacillus sphaericus gibi biyolojik ajanların dünya genelinde uzun yıllardır başarıyla kullanıldığına dikkat çekildi.
Program boyunca pestisit direnci, sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği, çevresel etkilerin azaltılması ve iklim değişikliğinin zararlılar üzerindeki etkileri de ele alındı. Toprak, geleceğin mücadele stratejilerinin daha hassas hedefleme, daha yüksek seçicilik ve daha düşük çevresel etki sağlayan biyolojik teknolojiler üzerine kurulacağını belirtti.
MOLEN bünyesinde yürütülen RNA girişimi (RNAi), peptit bazlı biyoinsektisitler, moleküler hedef keşfi ve yeni nesil biyopestisit geliştirme çalışmaları hakkında da bilgi veren Toprak, Türkiye’nin bu alanda yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve üreten ülkeler arasında yer alması gerektiğini vurguladı.
Programın temel mesajı ise oldukça netti: 20. yüzyılın tarımı büyük ölçüde kimyanın üzerine inşa edilirken, 21. yüzyılın tarımı ve halk sağlığı uygulamaları giderek daha fazla biyoloji, biyoteknoloji ve hassas hedefleme teknolojileri üzerine kurulmaktadır.
TRT Radyo-1’de yayınlanacak program, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 16.05’te dinleyicilerle buluşacaktır.
Prof. Dr. Umut Toprak ve Biyopestisit Araştırmaları
Prof. Dr. Umut Toprak’ın biyopestisitler ve mikrobiyal mücadele alanındaki çalışmaları, yüksek lisans döneminde baculovirüsler üzerine yürüttüğü araştırmalarla başladı. Toprak, 2002 yılında yüksek lisansı kapsamında Türkiye’nin ilk yerli bakulovirüsü olan Spodoptera littoralis nükleopoliedrovirüsünü (SpliNPV) keşfetti ve moleküler karakterizasyonunu gerçekleştirdi. Sonraki yıllarda baculovirüsler, Bacillus thuringiensis (Bt), ve diğer mikrobiyal biyolojik mücadele etmenleri üzerine araştırmalar yürüttü; biyopestisitlerin üretimi, formülasyonu ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çok sayıda araştırma ve proje gerçekleştirdi.
Dünyanın böcek patolojisi, mikrobiyal mücadele ve biyopestisitler alanındaki en önemli çatı kuruluşu olarak nitelendirilen Society for Invertebrate Pathology (SIP) yönetiminde uzun yıllardır aktif görev alan Toprak, uluslararası ödüller kazandı, bilimsel oturum ve sempozyumların organizasyonunda yer aldı ve çok sayıda uluslararası kongrede davetli konuşmacı olarak görev yaptı. Toprak, bakuloviral biyoinsektisitlerin etki mekanizmalarına ilişkin araştırmalarıyla, 2010 yılında alanın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Mauro E. Martignoni ödülüne layık görüldü.
Mikrobiyal mücadele alanındaki çalışmalarını daha sonra yeni nesil biyopestisit teknolojilerine taşıyan Toprak, doktora döneminde böceklerde RNA girişimi (RNAi) mekanizmaları üzerine araştırmalar yürüttü. Bu çalışmalar, 2005’li yıllar gibi RNA girişimi temelli zararlı yönetimi teknolojilerinin henüz kavramsal aşamada olduğu ve ilk RNA bazlı biyopestisitlerin ortaya çıkmasından yıllar önce gerçekleştirildi. Sonraki yıllarda RNAi tabanlı biyopestisitler, gen susturma teknolojileri ve moleküler hedef keşfi üzerine çok sayıda araştırma yürüttü; ulusal ve uluslararası projelere liderlik etti. Toprak ve ekibi, daha sonra dünyanın ilk dsRNA bazlı akarisitlerinden birinin hedefi olarak kullanılacak olan kalmodulin geninin ölümcül bir moleküler hedef olduğunu deneysel olarak ortaya koydu ve bu hedefin RNAi temelli mücadelede kullanılabileceğini gösterdi. Bu çalışmalar, ilgili ticari ürünün geliştirilmesi ve hedef mekanizmanın endüstriyel ölçekte doğrulanmasından yıllar önce gerçekleştirildi. Toprak ve ekibi ayrıca RNA girişimi etkinliğinin artırılmasına yönelik “Primed RNAi” yaklaşımını geliştirerek bu alanda patent başvurularında bulundu.
Bugün MOLEN’de yerli Bt bazlı biyopestisitler, yeni nesil baculovirüs formülasyonları, RNA tabanlı biyopestisitler, ve peptit bazlı biyoinsektisitler üzerine olan çalışmalara devam edilmektedir. Laboratuvar bünyesinde geliştirilen çeşitli teknolojiler patent ve ürün geliştirme aşamasına ulaşmış olup, çalışmaları klasik mikrobiyal mücadeleden RNA ve peptit temelli yeni nesil biyopestisit teknolojilerine uzanan geniş bir araştırma ve inovasyon yelpazesini kapsamaktadır. Toprak, son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı TAGEM tarafından desteklenen ve Türkiye’nin en önemli istilacı tarımsal zararlılarından biri olan kahverengi kokarcaya (Halyomorpha halys) karşı entomopatojen fungus temelli yeni nesil biyoinsektisit geliştirilmesini amaçlayan Ar-Ge projesinin yürütücülüğünü üstlenmektedir.






